Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Kültür

Ondokuzuncu yüzyılın ortalarında Rusya'da değişik ve ilginç içimli bir içki hakkında bilgiler yayılmaya başlamıştı. Öyle bir içki ki yaşamı uzatan, hastalıkları iyileştiren yani her derde deva bir içkiydi bu. Söylentiye göre sütten yapılıyordu, çok tatlıydı, besleyiciydi ve hafifçe de sarhoşluk hissi veriyordu. Bu içkiyi Kafkasya'da Lermontov da içmişti ve buna Ruslar "keyif veren" anlamında Kefir diyorlardı. Kafkasya'da savaşan ya da çeşitli nedenlerle oralarda bulunmuş olan başka Ruslar da bu içkiden içmişlerdi. Kafkasyalı dağlılar öyle inanıyorlardı ki bu içkinin mayasını, hediye olarak dahi başkalarına verirlerse ya da nasıl yapıldığını öğretirlerse Tanrı onlara çok kızacak, mayayı işe yaramaz hale getirerek başkalarına veren halkı cezalandırıp onları açlığa mahkum edecekti.

Meni tölüme deri bolganla Kafkazdan kelgen adetleni igi biledile. Endigi caş tölüle, artıksızda elleden tışında tuvup ösgenle cuk da bilmeydile. Anı da ayıbı cokdu. Körmeseň neni billikse. Özge va elde caşağanla takılırak bile bolurla. Üylenmegen caşla bıla kızlanı birbirleri bıla süymeklikni üsünden çam etip sölevşivleri, nakırda etivleri tavlu halklanı köbünde cürügen adetdi. Munda caşagan dagıstanlıla bıla çeçenlileni aslamı nakırdanı bilmeydile. Ertde musliman bolganları sebepli unuthan bolurlamı dep oyumum alaydı. Tegeylile, adigeylile, kabartılıla, abazalıla nakırdaga ustadıla, bek cürütedile. Dağıstan halkladan kumuklula da biledile.

Tişiruvlarıbıznı kol işlege ustalıgı kimge da belgilidi. Oka sokgan, har etgen, ganaba tikgen, cün iyirgen, çepken sokgan, cuvurgan sırgan, cabıvlaga oyuv salgan, kiyim biçip tikgen, db. Kart katınla da teri iley edile, ton biçip tige edile, kaptal ete edile. Caş tişiruvla cıyılıp çaçak tüyerge, şaytançalıv eterge da öç edile. Art ala, 1950-çi cılladan başlap bazarkiyim alıp kiygen cürüp tebregeninde çepken sokgan da, kol bıla kiyim tikgen da tarkaydı. Busagatda, ogarıda aytılgan işleni etebilgen tişiruvla bek az bolurla. Kafkasda tuvup, ösüp Türkge köçgen tişirıvladan köpleni tanıganma. Barı da nür betli, ogurlu tişiruvla edile. Uzun cengli, uzun etekli Karaçay çepken-leri, bellerinde kurşakları, başlarında katı kısılgan cavlukları bıla tögereklerine süyüm çaça edile. İçlerinde cavkarın, çıltırı sarkgan cangız birin körlük tül eding. Sabiylege aruv aythan, erkeletgen; erkişileni caklagan, alaga sıy berip allarından ötmegen, birbirlerine kaçan da boluşurga talpıgan alamat insanla edile ala. Bügün da tansıklap eskereme, cerleri candet bolsun.

Yemekler öyle uzun sürüyor ki, o sırada günlük işlerini de rahatlıkla yapabiliyor insan. Sözgelimi, ben para bozdurdum, Türkiye'deki maçların sonuçlarını öğrendim, ikinci devalüasyonun haberini aldım, iki kez alışverişe çıktım. Biraz daha abartsalar evlenip çoluk çocuğa bile karışabilirsin. Ne yaparsın ki âdet böyle. Haritaya baktım tabii Ben bu kez nedenini sormadan edemedim. "Bize gelen konuk üç gün üç gece yer içer, ancak ondan sonra sorarız neden geldin diye," dediler. Ama orta boy bir atlasta rastlamak mümkün olmadı. Aradığımı büyük bir atlasta bulabildim ancak. Nalçik adı, Gürcistan'ın biraz üstünde yer alıyordu ve ben gideceğim yeri biliyordum artık. Yine de biraz daha bilgiye ihtiyacım vardı. Kanşaubiy Miziev'in çevirdiği şiirlerden birkaç Balkar şairini tanıyordum hepsi hepsi. Ona daha fazlasını sormaya da utandım doğrusu.

Bu yazımızda; Dombay-Karaçay'da yapılan Türk Halkları Asamblesi liderler toplantısı (10-14 Eylül 1998) tuttuğumuz notları, gözlemlerimizi, Karaçay'da (14-17 Eylül 1998). Çerkesk'de (17-19 Eylül 1998), Nalçik'de (19-21 Eylül 1998) tarihleri arasında Karaçay, Nogay, Çerkez ve Balkar halk inançlarına dair derlediğimiz bilgiler ile yapabildiğimiz tesbitlere yer vereceğiz. Halk inanç tesbitlerimizde kaynak kişinin kullandığı lehçe tam anlaşılmıyor ise, tercüman vasıtasiyle alınan bilgiler "ikinci elden" olmaktadır. Tercümeyi yapan eğitimli bir kimse ise, anlatılanı değil çok kere kendi bildiği düzeltilmiş metini aktarıyor, bu da alınan bilgilerin aslına uygunluğunu olumsuz etkiliyor. Tercüme yapan toplayıcının (benim) konuştuğu Türkçeyi iyi bilmiyor ise, çok kere eşanlamda kelimeler seçilirdi. Bu durumda da malzeme yararlanıyor özelliğinden yitiriyor.

Karaçaylı Araştırmacı-Yazar Sofiya Tram Semen, ilk astroloji sistemini Eski Türklerin oluşturduğunu ve burçların gerçekte 36 tane olduğunu iddia etti. Astroloji tarihini araştıran Rus araştırmacı Sofiya Tram Semen Türk astrolojisini gün ışığına çıkardı. Karaçaylı araştırmacının, 'Türk Astrolojisi' adlı çalışması, 'Yeni Aktüel' dergisinin temmuz 2004 sayısında tüm ayrıntılarıyla anlatıldı. Buna göre, Karaçay Türklerinin oluşturduğu astroloji, 12 değil, 36 burçtan oluşuyor. Esi Türk astrolojisine göre burcunuz: - TORUK (21 Mart-31 Mart) İrade sahibi, gururlu, şerefli, iyi yüreklidir. İyi bir yöneticidir. - HIMMIY (1 Nisan-10 Nisan) İyimser, idealist, romantik, yaratıcıdır. - HUTTUS (11 Nisan-20 Nisan): Hassas, mantıklı, dürüst, kıskanç ve irade sahibidir.

Karaçay-Malkarların iki mevsimin sınırı olan yılın bu ayına büyük önem verdikleri forklor eserlerde ve halkın atasözlerinde de oldukça açık yansımış. "Jaz başı jabalak" (ilk baharda lapa lapa yağan kar) "Karılgaç karı" (kırlangıç karı) gibi deyimleri günümüzde bile geniş bir şekilde kullanmaktadır. Nevruz dünyanın en geniş en yaygın olarak kutlanan bir bahar bayramıdır. Batı halkları tarafından "Doğu takvime göre yeni yıl" diye adlandırılan bu bayram bütün Türk topluluklarında büyük bir önem ve şenliklerle kutlanmaktadır. Milattan öncelere giden bir gelenek olduğu söylenilen ve bazı unsurlarını apaçık bir şekilde günümüze kadar ulaştıran bu bahar bayramı Türk halkının dünya görüşünün, tabiat anlayışının ve dostluk, iyilik, güzellik isteğinin ifadesidir. Nevruz aynı kaynaktan beslenen zengin bir kültürün çeşitli Türk boylarında yeni çizgiler yeni renklerle temsil edilen mozaik bir simboldür. Bilindiği gibi bütün bayramların temelinde bir inanış, bir hatıra, duygu, bütün bir milleti ilgilendiren ve birleştiren ortak bir gelenek, tabiat hadiseleri veya bir olay bulunuyor.

Bilindiği üzere Kafkasya Türklerinin yani Karaçay-Malkar halkının hayatı, üzerinde yaşadıkları Kafkas dağlarının en yüce zirvesi Elbruz dağı ile de yakından ilgilidir. Karaçay-Malkar Türklerinin halk takvimleri ay ile güneşin gökyüzündeki hareketleri ile bağlantılıdır. Yeni yılın bayramı Nevruz onların halk takvimlerinin başlangıcıdır. Doğu'nun eski halklarının, eski medeniyetlerin temsilcileri olan Proto-Türklerin kültür gelenekleri ve medeniyetleri günümüzdeki Türk asıllı milletlerin kültürlerinin temelini oluşturduğu için, bugün Türk halklarının takvim sistemleri ve bununla ilgili gelenekleri de eski Türk kültürü ile derin bir münasebet içindedir. Meşhur etnoğraf James Fraser Altın Ağaç adlı eserinde yeryüzündeki pek çok milletin mitolojilerinde yaşayan inançları ele alarak takvimle ilgili inançların tabiatla bağlantılı olduğunu belirtmektedir.

Off Canvas sidebar is empty

Login

{loadmoduleid ? string:? string:? string:? string:? string:? string:? string:? string:? string:? string:261 ? ? ? ? ? ? ? ? ? ?}