işte Örnek: Botaşlanı üyleri ma budu; Botaşların evleri işte budur =ma çot alaydı; işte durum böyle ◊ haydi, al anlamında bir söz ma, aşa; haydi (al) ye magız alın, alsanıza
iyi, güzel, hoş; daha iyi Örnek: avruganından macal boldu; hastalığı iyileşti., cılkıdan baytalnı macalın saylab aldı; at sürüsünden kısrağın iyisini seçip aldı
çare, imkân Örnek: iş ol madarladan ozgandı; iş işten geçti., madar bolsa men da barırem; imkân olsa ben de giderdim. =madar et- imkân yaratmak, çare bulmak